İnsan hayatında öyle anlar vardır ki, verilen kararın değeri sonucundan önce cesaretinde gizlidir. Çünkü bazı tercihler vardır; insanı mevcut konumunu korumaya değil, bilinmeyene doğru yürümeye davet eder.
Siyaset de böyledir.
Bir siyasi partinin yıllar içinde oluşturduğu teşkilat yapısı, kurumsal kimliği, yerleşik seçmen tabanı ve güçlü organizasyonu, siyasetçiler için doğal bir güven alanı oluşturur. Bu yapı içerisinde mücadele etmek elbette kolay değildir; ancak insan nerede duracağını, kimlerle yürüyeceğini ve hangi zeminde siyaset yapacağını bilir.
İşte bu nedenle Özgür Özel'in CHP'den ayrılarak "Yeni Parti" çatısı altında yeni bir siyasi yolculuğa çıkması, yalnızca bir parti değişikliği olarak okunmamalıdır. Bu karar, aynı zamanda konfor alanını terk ederek belirsizliklerle dolu uzun bir mücadeleye gönüllü olarak adım atmak ve yeni bir yol açmaktır.
Artık önünde hazır bir teşkilat yoktur.
Hazır bir seçmen kitlesi yoktur.
Hazır bir belediye ağı yoktur.
Yılların oluşturduğu kurumsal refleksler yoktur.
Bütün bunlar yeniden inşa edilecektir.
Bu yolun kolay olmayacağı açıktır.
Eleştiriler gelecektir.
Yanında yürüyenlerin bir kısmı ayrılacaktır.
Başarısız olacağını düşünenler olacaktır.
Hatta belki de en sert mücadeleyi, yıllarca omuz omuza siyaset yaptığı insanlarla vermek zorunda kalacaktır.
Ama tarih bize şunu öğretmiştir:
Büyük hedefler, rahat koltuklarda oturarak gerçekleşmez.
Büyük değişimler, güvenli limanlardan ayrılmayı göze alabilen insanların eseridir.
Yeni bir siyasi hareket kurmak, yalnızca seçim kazanma hesabı yapmak değil yeni bir yol açmaktır. Aynı zamanda bir fikre, bir değişim arzusuna ve yeni bir gelecek tahayyülüne inanmaktır. Bu inanç, insanı en zor zamanlarda bile ayakta tutan en önemli güçtür.
Elbette bu yolculuğun nasıl sonuçlanacağını bugün hiç kimse bilemez.
Siyasetin hükmünü millet verir.
Ancak bazı mücadeleler vardır ki, sonucu ne olursa olsun saygıyı hak eder. Çünkü o mücadeleler, kişisel rahatlığı değil, uğruna inanılan bir ideali tercih etmenin ürünüdür. Özgür Özel yaptıkları ile bu saygıyı fazlasıyla haketmiştir.
Ben, Özgür Özel'in çıktığı bu yolculuğun Türkiye'nin demokrasi hayatına yeni bir soluk kazandırmasını, umutları büyütmesini ve başarıyla sonuçlanmasını gönülden diliyorum.
Çünkü güçlü demokrasiler; risk almaktan korkmayan, gerektiğinde alışılmış yolların dışına çıkabilen ve topluma yeni bir ufuk açmaya çalışan siyasi hareketlerle gelişir.
Belki önünde uzun ve zorlu bir yol vardır.
Belki fırtınalarla karşılaşacaktır.
Belki zaman zaman yalnız kalacaktır.
Ama eğer bu yolculuk samimiyetini, ilkelerini ve değişim iradesini koruyabilirse, bugün atılan bu cesur adım yarının siyasi tarihine yön veren dönüm noktalarından biri olabilir.
İnsanların hayatında olduğu gibi, siyasette de gerçek büyüme; güvenli limanlarda demir atarak değil, açık denizlere yelken açma cesaretini gösterebildiğinde başlar.
Dileğim odur ki, bu yolculuk yalnızca yeni bir partinin kuruluş hikayesi olarak kalmasın; ülkemizin daha güçlü bir demokrasiye, daha katılımcı bir siyasete ve daha umut dolu bir geleceğe ulaşmasına katkı sağlayan bir başarı öyküsüne dönüşsün.