İranlı kadınların özgürlük mücadelesi… Hangi coğrafyada yaşarsanız yaşayın kadınlığın ortak acısı… Günümüzde kadınlar hala toplumda var olabilme mücadelesi veriyor. Fakat bazı toplumlarda en tabii insan haklarından bile yoksun durumdalar.
İktidarların kadın bedeni üzerinden yürüttükleri politikalar ile bastırılmaya çalışılan kadınlar artık seslerini çıkarmaktan korkmuyor. İran’da yaşanan baskı sonunda kadınlar özgürlük mücadelesine başladılar. Erkek egemen düzenin karşısına korkusuzca çıkan kadınlar sessizliği çığlıklarıyla bozuyor.
İran’da 2022 yılında Masha Amini’nin baskı rejiminin dayattığı başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle öldürülmesinin ardından “Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganıyla düzenlenen protestolarla halk direnişe geçti. Baskıyı gittikçe arttıran yönetim direnişin önünü alamadı. Halktaki tepkiler çığ gibi büyüdü. Bu yaşananlar İran’ın toplumsal hayatında büyük bir kırılma meydana getirdi.
Toplumsal direnişin merkezinde kadınların yer alması eylemlerin dinamizmini değiştiriyor. Yeni bir protesto dili kadın bedeni üzerinden doğuyor. Kadınlar kendi seçimlerine bırakılmayan baskı ile dayatılan örtülerini çıkarıp atarak tepkilerini gösteriyor, ülke sokaklarındaki korku kültürüne inat yüksek sesle şarkısını söylüyor ve dans ediyor! Halk tabanından örgütlenen kadınlar değişime yön veriyor. Baskı rejimi sert önlemler alarak durumu önlemeye çalışsa da değişim kaçınılmaz görünüyor.
İran’da kadınlar, Virginia Woolf’un ifade ediş biçimiyle “erkekler ne der diye düşünmeden” kendisini özgürce ortaya koyuyor! Kendi bedeni ve hakları üzerinde söz sahibi olmak istiyor! Baskı rejimi her yükselen seste sarsılıyor! Haklı mücadelelerinde özgürlüklerini elde etmeleri dileğiyle!