Manisa’nın en büyük mahallelerinden biri olan, nüfusu 50 bine yaklaşan Muradiye, kontrolsüz büyümenin ve yıllardır çözülemeyen sorunların yükünü taşıyor.
Muradiye’de hızlı yapılaşma sürerken, bu büyümeye eşlik eden bütüncül bir kentsel dönüşüm anlayışı henüz ortaya konulmuş değil. Mahalledeki birçok bina, ev sahipleri ile müteahhitler arasında yapılan anlaşmalarla yenileniyor. Tarafların uzlaşamadığı durumlarda ise dönüşüm gerçekleşmiyor. Sonuç olarak bazı sokaklar yenilenirken bazı bölgeler yıllardır aynı sorunlarla baş başa kalıyor.
Bu tablonun en belirgin örneklerinden biri, mahallenin ana arterlerinden İstasyon Caddesi. Cadde üzerindeki eski yapıların varlığı, yolun genişletilmesi ve kaldırımların düzenlenmesi gibi konuları daha da karmaşık hale getiriyor. Üstelik bazı noktalarda kaldırım bulunmaması, yayaların güvenliğini de tartışmalı hale getiriyor.
Sanayinin gelişmesiyle birlikte Muradiye’nin nüfusu hızla arttı. Ancak nüfus artışına uygun altyapı ve üstyapı yatırımlarının zamanında hayata geçirilememesi, bugün yaşanan sorunların temel nedenlerinden biri oldu. Trafik, plansız yapılaşma, bozuk yollar ve bitmek bilmeyen altyapı çalışmaları…
Bugün Muradiye’de Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen kapsamlı altyapı çalışmaları devam ediyor. 2 milyar liralık yatırımla mahallenin yıllardır biriken altyapı sorunlarının çözülmesi hedefleniyor. Ne var ki bu çalışmalar, aynı zamanda yıllarca ertelenen ihtiyaçların da ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor.
İnsan ister istemez soruyor: Muradiye’nin bu noktaya gelmesinde yıllardır süregelen plansızlığın ve geciken yatırımların payı ne? Mahallenin ihtiyaçları neden daha önce bütüncül bir yaklaşımla ele alınmadı? Bu soruların yanıtını yalnızca bugün görevde olanlardan değil, geçmişte sorumluluk üstlenenlerden de istemek gerekiyor.
Ancak benim asıl üzerinde durmak istediğim konu, bütün bu sorunların ortasında mahalleyi temsil eden muhtarlık makamının ne kadar etkin olduğu.
MUHTARIN İŞLEVSİZLİĞİ ÜZERİNE
Dört dönemdir muhtarlık yaptığını belirten Eyüphan Aykıran’ın bu açıklaması, mahalleyi temsil etme sorumluluğunun kısa süreli bir görev olmadığını gösteriyor.
Muradiye bitik bir haldeyken, yaklaşık 17 yıldır muhtarlık görevini yürüten Eyüphan Aykıran’ın mahalleye ne katkısı olduğu sorusu akıllara geliyor.
Aykıran’ın Muradiye’ye dair somut bir icraatı var mı?
Bu kişiye hiçbir şey yapmadığı halde neden yıllardır oy veriliyor?
Başkanlar Muradiye’yi ziyaret etmediği takdirde onu sahada, mahallenin herhangi bir sorunuyla ilgilendiğini gören var mı?
Muradiye’nin hangi kronik sorunlarının çözümü için nasıl bir mücadele yürüttü? Hangi talepler ısrarla takip edildi? Hangi projeler için girişimlerde bulunuldu? Mahallenin ihtiyaçları hangi platformlarda, ne sıklıkla ve ne ölçüde gündeme getirildi?
Ve en önemli soru: Muradiye Muhtarı nerede?
Muhtarlık makamının işlevi yalnızca seçimden seçime hatırlanmak veya protokol ziyaretlerinde görünmek değildir.
Mahallenin sorunlarını tespit etmek, talepleri ilgili kurumlara iletmek, yapılan başvuruların peşini bırakmamak, çözüme kavuşmayan konuları yeniden gündeme getirmek ve mahalle sakinleriyle kurumlar arasında güçlü bir iletişim kurmak da bu görevin önemli parçalarıdır.
Peki, Muradiye’de yaşayanlar muhtarlığın bu konulardaki çalışmalarını ne ölçüde görebiliyor?
MUHTAR NE YAPMALI?
Muhtarlık, yetkileri sınırlı bir makam olabilir. Ancak bu durum, sorumluluğunun da önemsiz olduğu anlamına gelmez. Hele ki söz konusu mahalle, nüfusu 50 bine yaklaşan, sanayisiyle büyüyen ve altyapıdan ulaşıma kadar pek çok sorunla mücadele eden Muradiye ise…
Muhtarın başarısı, kaç belediye başkanıyla fotoğraf çektirdiğiyle değil, mahallenin sorunlarının çözümü için ne kadar ısrarcı olduğu ve bu çabanın hangi sonuçları doğurduğuyla ölçülmeli.
Sonuç olarak Muradiyeliler statükocu bir muhtar değil, sahada aktif rol alan bir muhtar istiyor!