TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticisinin yaşadığı krizi gündeme taşıyan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, zeytin üreticisinin sorunlarını meclis gündemine taşıdı.
Hasat bereketli ama bahçeler boş!
Türkiye’nin önemli sofralık zeytin merkezlerinden Akhisar’da üreticinin yaşadığı fiyat krizi, artık yalnızca tarımsal üretimi değil, bölge ekonomisinin geleceğini de tehdit ediyor. TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada zeytin üreticilerinin içinde bulunduğu tabloyu anlatan Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, bereketli bir üretim yılında zeytinin dalında kalmasının Türkiye tarımı açısından ciddi bir alarm olduğunu söyledi. Bakırlıoğlu,
“Bu sene bereketli bir yıl. Ancak zeytin bahçeleri bomboş, elekler bomboş, kasalar bomboş. Zeytin belki de tarihinde ilk defa dalda kaldı. Çünkü üretici zeytinini topladığında para kazanmayı bırakın, cebinden para ödemek zorunda kalıyor. Zeytin fiyatı her gün biraz daha düştü. Domat zeytini 30-35 liraya, uslu zeytini 18 liraya kadar geriledi. Üretici zeytinini topluyor, akşam parasını alıyor ama yevmiyeciye vereceği parayı denkleştiremiyor. Yani zeytinin satışından elde edilen gelir, toplama maliyetini bile karşılamıyor. Böyle bir üretim düzeni sürdürülebilir mi?”
“Üretici yevmiyeyi ödeyemiyor, banka borcunu nasıl ödeyecek?”
Zeytin üreticisinin yalnızca fiyat düşüşüyle değil, giderek ağırlaşan borç yüküyle de karşı karşıya olduğunu vurgulayan Bakırlıoğlu, hasat gelirinin işçilik giderlerini bile karşılamadığı bir ortamda tarımsal kredilerin geri ödenmesinin mümkün olmadığını söyledi. Üreticilerin bankalara ve tarımsal kredi kuruluşlarına olan borçlarının büyük bir ödeme krizine dönüşebileceğini belirten Bakırlıoğlu, iktidarı acil tedbir almaya çağırdı:
“Buradan açıkça söylüyorum: Bu borçlar ödenemeyecek! Üretici zeytinini toplatacak parayı bulamıyor. Yevmiyesini ödeyemeyen çiftçi, bankaya olan borcunu nasıl ödeyecek? Yıllardır söylüyoruz; üreticinin borçları faizsiz olarak ertelenmeli, sübvansiyonlu kredi limitleri artırılmalı. Üreticiye nefes aldıracak adımlar derhal atılmalı.”
“Taban fiyat belirleyin, kaldırdığınız primleri geri getirin!”
Zeytin piyasasında üreticiyi koruyacak bir fiyat mekanizmasının bulunmamasını da eleştiren Bakırlıoğlu, devletin piyasayı yalnızca izlemesinin yeterli olmadığını, üreticiyi koruyacak doğrudan müdahalelerde bulunması gerektiğini ifade etti. Zeytin ve zeytinyağına yönelik prim desteklerinin yeniden uygulanmasını isteyen Bakırlıoğlu, TARİŞ'in zeytinyağı için kilogram başına en az 50 liralık destekleme talebini hatırlatarak:
“Taban fiyat uygulamasına geçilmesi lazım. İktidarın, devletin üreticiye sahip çıkması lazım. Az da olsa zeytin ve zeytinyağı primi veriliyordu, onu da kaldırdınız. Bu uygulamaya yeniden geçilmeli. TARİŞ, zeytinyağına en az 50 lira destek verilmesi gerektiğini söylüyor. Üreticinin ayakta kalmasını sağlayacak makul bir prim desteği mutlaka sağlanmalı” dedi.
“Zeytincinin çığlığı Meclis tutanaklarında kalacak!”
Konuşmasının son bölümünde zeytin üreticisinin sorunlarının kamuoyuna yeterince yansıtılmadığını savunan Bakırlıoğlu, tarımdaki ekonomik krizin yanı sıra basın özgürlüğüne ilişkin gelişmeleri de gündeme taşıdı. Meclis kürsüsünden dile getirilen üretici sorunlarının TRT ve iktidara yakın televizyon kanallarında yer bulmadığını söyleyen Bakırlıoğlu, Halk TV'ye kayyım atandığı yönündeki gelişmeye de sert tepki gösterdi. Bakırlıoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz burada zeytin üreticisinin dertlerini anlattık, diğer muhalefetteki arkadaşlarımız da anlattılar. Ancak zeytincinin çığlığı Meclis tutanaklarında kalacak. Burada konuştuklarımız TRT'de yayınlanmayacak, yandaş kanallarda yayınlanmayacak. Bu ülkede zeytincinin sorununu yayınlayabilen, ‘Kral çıplak!’ diyebilen üç dört kanal vardı. Onlardan bir tanesi Halk TV'ye de bugün kayyum atandı. Bugüne kadar çok ayıplı işlere imza attınız ancak bu ayıp sizin için bile fazla.”




