CGTN TÜRK'te yer alan habere göre, YÖK, tüm üniversitelere gönderdiği resmi yazıda ders ve sınav programlarının Cuma namazı saatlerine denk gelmeyecek şekilde planlanmasını istedi.
YÖK Başkanı Erol Özvar imzasını taşıyan yazıda, Anayasa ile güvence altına alınan din ve vicdan özgürlüğüne atıf yapılarak, akademik ve idari personel ile öğrencilerin ibadetlerini yerine getirebilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması talep edildi.
Söz konusu yazı, kamuoyunda ve akademik çevrelerde laiklik ve üniversitelerin tarafsızlığı tartışmalarını beraberinde getirdi. Üniversitelerin, farklı inançlardan ve inançsız bireylerin bir arada bulunduğu, bilimin rehberliğinde düşüncenin üretildiği kurumlar olduğuna dikkat çekilirken, devletin bu alanlardaki temel sorumluluğunun herhangi bir inancı öncelemek değil, eşitlik ve tarafsızlığı korumak olduğu vurgulanıyor. Ders ve sınav takvimlerinin belirli bir dini ibadete göre düzenlenmesinin ise kamusal eğitim alanına dini referansların doğrudan taşınması anlamına geliyor.
Bu çerçevede YÖK’ün üniversitelere gönderdiği yazının, yalnızca idari bir düzenleme olarak değerlendirilemeyeceği; laik eğitim anlayışı açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu görülüyor. Eleştirilerde, üniversitelerin temel misyonunun inancı değil bilimi esas almak, dogmayı değil eleştirel düşünceyi geliştirmek olduğu görüşü öne çıkıyor.




