Bir süredir akşamları sokakta yürürken adımlar hızlanıyor, sesler daha fazla anlam kazanıyor. Çünkü mesele artık sadece dışarı çıkabilmek değil; güvende hissedebilmek. Eskiden belli kalıplara sığdırılan o korku, bugün bu ülkede nefes alan herkesi esir almış durumda.
Bu tablo bir gecede oluşmadı. Sessizlikle beslendi, cezasızlıkla cesaret buldu. Her “bir şey olmaz” dediğimizde, her dosya sessizce kapatıldığında ve her af beklentisinde bir eşik daha aşıldı. Biz fark etmeden, şiddet sokaklarımızda normalleşti.
Raporlar, Ocak 2026 verileriyle "suça sürüklenen çocuk" yüzdelerini önümüze koyuyor. O tablolarda soğuk rakamlar var. Ama mezar taşlarında rakamlar değil, yarım kalan hikayeler yazıyor:
Bir kafede çıkan kavgada hayattan koparılan 17 yaşındaki Atlas Çağlayan... Kadıköy’ün orta yerinde saldırıya uğrayan 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi... Sadece sipariş götürürken 25 yerinden bıçaklanan üniversite öğrencisi Ata Emre Akman... Sokak ortasında katledilen milli sporcu Berkay Melikoğlu... Ankara’da akranı tarafından hayalleri çalınan Fatih Acacı... Annesini ve kardeşini tacizden korumaya çalışırken can veren Hakan Çakır... Ve Bolu’da okul çıkışı yurda dönerken darp edilerek öldürülen 15 yaşındaki Alperen Ömer Toprak...
Bu isimler birer grafik ya da araştırma nesnesi değildi. Birilerinin evladı, birilerinin en yakın arkadaşı, bu ülkenin geleceğiydi. “Suça sürüklenmiş” tabiri, bir canın yok edilişini açıklamaya yetmiyor; aksine sorumluluğu dağıtıp vicdanları rahatlatıyor. Cezasızlık duygusuyla, iyi hal indirimleriyle beslenen bu düzen, çocukların hayatından daha hızlı ilerliyor.
Artık sormak gerekiyor: Bir düzenleme yapılması için daha kaç ismin ezberlenmesi, kaç ocağın sönmesi gerekiyor? Bir ülke, kendi gençlerini koruyamadığı sürece neyle güçlü olabilir? Adaletin caydırıcılığını yitirdiği bir sistemde hiç kimse; ne okul yolunda, ne parkta, ne de evinin önünde gerçekten güvende değil.
Unutmamak gerekiyor; çünkü unutmak, normalleştirmektir. Alışmamak gerekiyor; çünkü alışmak, vazgeçmektir. Ve artık susmamak gerekiyor. Çünkü bu ülkede susuldukça, temiz gençler birer birer ölmeye devam ediyor.