Gördes toprak kayması: Bir ilçenin kaderini değiştiren felaket

Türkiye'de doğal afetler denildiğinde akla çoğunlukla depremler gelir. Ancak Cumhuriyet tarihinin en dikkat çekici yer değiştirme olaylarından biri, 23 Ocak 1940 gecesi Manisa'nın Gördes ilçesinde meydana gelen büyük toprak kaymasıdır. Bu heyelan, yalnızca evleri ve sokakları değil, koskoca bir ilçenin geleceğini de değiştirmiş; Gördes'in eski yerleşim yeri tamamen terk edilerek yeni bir şehir kurulmasına neden olmuştur.

1940 yılına gelindiğinde Gördes, Kepez (Tekke) Dağı'nın doğu yamaçlarında kurulmuş, yüzyıllardır aynı yerde yaşamını sürdüren köklü bir Anadolu kasabasıydı. Arnavut kaldırımlı sokakları, taş evleri, camileri, hamamları ve çarşılarıyla bölgenin önemli yerleşim merkezlerinden biri olan ilçe, aynı zamanda dünyaca tanınan Gördes halılarının da merkeziydi.

Ancak kasabanın kurulduğu eğimli arazi, uzun yıllardır fark edilmeyen bir tehlikeyi içinde barındırıyordu. Bölgenin jeolojik yapısı, özellikle yoğun yağışlarda zeminin suya doymasına ve kaymaya elverişli hale gelmesine neden oluyordu.

1940 yılının Ocak ayında günlerce süren şiddetli yağışların ardından 23 Ocak gecesi toprak hareket etmeye başladı. Önce küçük çatlaklar oluştu. Ardından yarıklar büyüdü, evlerin duvarları ayrıldı, odalar arasında yükseklik farkları meydana geldi. Özellikle Cuma Mahallesi ile kasabanın güney kesimlerinde büyük çökmeler yaşandı. Bazı evler oturulamayacak duruma geldiği için tahliye edilerek yıkıldı.

Gece boyunca devam eden yer hareketleri halk arasında büyük paniğe neden oldu. İnsanlar evlerini terk ederek açık alanlara sığındı. O gece kimse evinde güvenle uyuyamadı. Üstelik tehlike yalnızca birkaç saat sürmedi. Heyelan sonraki aylarda ve yıllarda da farklı şiddetlerde devam etti. Kasabanın büyük bölümü artık güvenli değildi.

Felaketin ardından Manisa Valiliği durumu Ankara'ya bildirdi. Bayındırlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen yerli ve yabancı uzmanlar bölgede ayrıntılı jeolojik incelemeler yaptı. Hazırlanan raporlarda, Gördes'in bulunduğu alanın sürekli heyelan riski taşıdığı ve aynı yerde yeniden güvenli bir yerleşim kurulmasının mümkün olmadığı açıkça ifade edildi.

Bu raporlar doğrultusunda ilçenin tamamen başka bir yere taşınmasına karar verildi. Yapılan araştırmalar sonunda bugünkü Gördes'in bulunduğu yüksek plato en uygun yerleşim alanı olarak belirlendi. Sağlam kayaçlardan oluşan bu bölge hem heyelan hem de deprem açısından eski yerleşim yerine göre çok daha güvenliydi.

1948 yılında yeni yerleşim yerinin inşasına başlandı. Taşınma işlemi yıllara yayılan planlı bir süreç halinde gerçekleştirildi. Gördes'in yeni yerine nakli için 9 Ocak 1950 tarihli 5511 sayılı Kanun ile 6 Haziran 1952 tarihli 5948 sayılı Kanun yürürlüğe girdi. Konutlar, kamu binaları ve sosyal yapılar etap etap tamamlandı. İnşaat çalışmaları 1966 yılında "101 Evler" olarak bilinen son konutların tamamlanmasıyla büyük ölçüde sona erdi.

Eski Gördes ise zamanla sessizliğe gömüldü. Bir zamanlar binlerce insanın yaşadığı sokaklar boşaldı. Evler yıkıldı, birçok yapı harabeye dönüştü. Günümüzde eski yerleşim alanında yalnızca birkaç hane yaşamını sürdürmektedir. Yerleşimin önemli bir bölümü ise mezarlık olarak kullanılmaktadır.

Eski Gördes'in en önemli manevi değerlerinden biri Hüseyni Baba Türbesi'dir. Yüzyıllardır ziyaret edilen türbe, özellikle arife günlerinde çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamaya devam etmektedir. Böylece eski şehir tamamen unutulmamış, manevi yönüyle yaşamaya devam etmiştir.

Heyelanın nedenleri üzerine yapılan değerlendirmelerde, asıl belirleyici unsurun bölgenin eğimli jeolojik yapısı ile uzun süreli yağışlar olduğu kabul edilmektedir. Bunun yanında bazı araştırmacılar, 1920-1922 yıllarındaki Yunan işgali sırasında büyük zarar gören altyapının uzun yıllar onarılamamasının, özellikle eski kanalizasyon sisteminin bozulmasının zeminin zayıflamasına katkı sağlamış olabileceğini belirtmektedir. Ancak bu görüş, heyelanın tek nedeni değil, doğal süreçleri destekleyen olası etkenlerden biri olarak değerlendirilmektedir.

1940 Gördes Toprak Kayması, Türkiye'de doğal afet nedeniyle ilçe merkezinin tamamen taşındığı en önemli örneklerden biri olarak tarihimizdeki yerini korumaktadır. Bu olay, yalnızca bir heyelan değil; bilimsel raporların dikkate alınarak insanların can güvenliği için bir şehrin yeniden inşa edildiği örnek bir afet yönetimi sürecidir.

Bugün yeni Gördes yaşamını güvenli zeminde sürdürürken, Eski Gördes taş sokakları, harabe yapıları ve sessiz mezarlıklarıyla geçmişin tanıklığını yapmaktadır. Her taşında, 23 Ocak 1940 gecesinin izlerini taşıyan bu kadim yerleşim, Anadolu'nun unutulmaması gereken en önemli doğal afet hikâyelerinden biri olmaya devam etmektedir.