Eğitim

Eğitim İş’ten Eğitim Bir Sen ve Türk Eğitim Sen’e sert yanıt

Eğitim-İş’in, MEB’in Ramazan ayı boyunca okullarda dini etkinlikler düzenleme kararına karşı dava açacaklarını açıklamasının ardından Eğitim Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen’den tepki gelmişti. Eğitim-İş Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Lale Kale, tartışmalara ilişkin yeni açıklamasında, “Okul okuldur; ibadet mekanı ya da ideolojik propaganda alanı değildir” ifadelerini kullandı.

Manisa’da eğitim sendikaları arasında “laik ve bilimsel eğitim” tartışması büyüyor. Eğitim-İş’in kamusal eğitimin laik ve bilimsel niteliğini korumaya dönük eylem kararı ve açıklamalarının ardından, Eğitim Bir Sen ve Türk Eğitim Sen’den eleştiri yapılmıştı.

Eğitim-İş Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Lale Kale, manisakenthaberleri.com'a yaptığı yazılı açıklamada, “sendikamsı ve işsiz yapılar” olarak nitelendirdiği kesimlerin ithamlarına şaşırmadıklarını belirtti.

Kale, yıllardır kamusal alanın inanç ve kimlik üzerinden siyasal ve sendikal rant üretme zeminine dönüştürüldüğünü savunarak, Ramazan ayı üzerinden yürütülen tartışmalara da değindi. “Ramazan; gösterişin değil tevazunun, ayrıştırmanın değil birleştirmenin, baskının değil adaletin ayıdır. Ramazan ruhunu kimsenin tekelinden öğrenecek değiliz” ifadelerini kullandı.

“NOEL İLE YILBAŞI AYNI DEĞİLDİR”

Açıklamada kamuoyunda kavramların bilinçli biçimde çarpıtıldığını öne süren Kale, Noel ile yılbaşının aynı şey olmadığını vurguladı. Noel’in 25 Aralık’ta kutlanan Hristiyan inancına ait dini bir bayram olduğunu ve okullarda kutlanmadığını belirten Kale, yılbaşının ise takvimsel bir geçiş olduğunu, dini değil evrensel ve kültürel bir zaman dilimini ifade ettiğini söyledi. Yılbaşının devlet tarafından resmi tatil ilan edildiğini de hatırlattı.

"LAİKLİK DÜŞMANLIK DEĞİLDİR"

Eğitim-İş’in herhangi bir inanca karşı olmadığının altını çizen Kale, itirazlarının kamusal eğitimin anayasal sınırlarının aşılmasına yönelik olduğunu kaydetti. Okulların farklı inançlara ve inançsızlığa sahip çocukların eşit yurttaşlar olarak bir arada bulunduğu ortak kamusal mekanlar olduğunu ifade eden Kale, eğitim ortamındaki uygulamaların çocuk hakları, pedagojik uygunluk ve laiklik ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“Laiklik düşmanlık değildir. Laiklik; inananın da inanmayanın da güvencesidir. Okul okuldur; ibadet mekanı ya da ideolojik propaganda alanı değildir” diyen Kale, mücadelelerinin bir inanca karşı değil, kamusal eğitimin laik, bilimsel ve kapsayıcı yapısını korumaya yönelik olduğunu vurguladı.

"DEMOKRATİK HAKLARIMIZI KULLANMA DEVAM EDECEĞİZ"

Kale, son olarak,

Kamuoyuna yansıyan ve eğitim emekçilerinin bizzat yaşadığı bazı uygulamalar varken; bugün “Ramazan ruhu” üzerinden ahlak dersi verilmeye kalkılması inandırıcı değildir. Bizim mücadelemiz bir inanca karşı değil; kamusal eğitimin laik, bilimsel ve kapsayıcı yapısını koruma mücadelesidir. Bugün fikri önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün laik Cumhuriyetine sahip çıkan en büyük sendika Eğitim İş’tir.
Hukuki ve demokratik haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz. Eylem kararımızın arkasında üyelerimizin yanındayız" ifadelerini kullanarak, hukuki ve demokratik haklarını kullanmaya devam edeceklerini ve alınan eylem kararının arkasında olduklarını belirtti.