Ben duygularını kolay kolay belli eden biri değilim.
İçimde tutarım. Çoğu zaman susarım.
Ama bazı duygular var ki, insan ya yazarak ya da söyleyerek hafifletiyor.
Bu yazı, tam olarak onlardan biri.
2025, Manisa için ağır bir yıl oldu.
Bu şehir art arda üç önemli ismini kaybetti. Zaman geçtikçe insan şunu daha net görüyor: Bir kenti yoran şey, sadece kayıp değil; o kayıpla birlikte eksilen duygular, anılar ve yaşanmışlıklar.
Önce Güney Temiz…
Manisa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanı olarak görev yapan Güney Temiz; çalışkanlığı, enerjisi ve insanlarla kurduğu sıcak iletişimle tanınan bir isimdi. Basın-yayın alanındaki tecrübesini belediyecilik anlayışıyla birleştirmiş; görev yaptığı her yerde işi yalnızca bir görev olarak değil, bir sorumluluk olarak görmüştü. Gece gündüz çalışırdı.
Gençlere alan açan, fikir dinleyen, yol gösteren biriydi. Buna staj dönemimde bizzat tanık oldum; bir fikri küçümsemek yerine büyütmeyi bilen bir anlayışı vardı. Ardında sessiz ama derin bir boşluk bıraktı.
Sonra Ferdi Zeyrek…
Ferdi Zeyrek, Manisa için yalnızca bir belediye başkanı değildi.
O, bu kentin sokaklarını bilen, insanını tanıyan, şehriyle güçlü bir bağ kurmuş biriydi. Mimarlığı bir meslekten öte, Manisa’ya karşı bir sorumluluk olarak gördü.
Siyasette samimiyetiyle öne çıktı. Makamla arasına mesafe koyan, halkla arasına duvar örmeyen bir anlayışı vardı. Çalışkanlığı, tevazusu, halkla kurduğu doğrudan ilişki ve gülüşüyle kısa sürede gönüllerde yer etti. Ardında, görev tanımının çok ötesine geçen bir emek ve hatırlanacak bir duruş bıraktı.
Ve en son Gülşah Durbay…
Gülşah Durbay, Manisa’nın ve Şehzadeler’in seçilmiş ilk kadın belediye başkanıydı. Bu unvanı sadece taşımadı; hakkını verdi. Gerek adaylık sürecinde gerekse başkanlık döneminde, genç yaşına rağmen kararlıydı, çalışkandı ve inançlıydı. Kolay bir yoldan gelmedi. Hem hayatla hem de hastalıkla aynı anda mücadele ederken görevini sürdürdü.
Onun varlığı, özellikle gençler ve kadınlar için güçlü bir mesajdı. Kısa süren görevine rağmen birçok insanın zihninde ve kalbinde kalıcı bir iz bıraktı. Gülşah Durbay, bir makamdan çok daha fazlasını temsil etti: Cesareti, direnci ve umudu.
2025, Manisa için kolay bir yıl olmadı.
Üç farklı alanda, üç farklı hikaye…
Ama aynı ortak noktada buluştular:
Bu kent için çalıştılar.
Bugün dönüp baktığımızda şunu görüyoruz:
İnsanlar görevleriyle değil, dokundukları hayatlarla hatırlanıyor.
Ve Manisa, bu yıl üç değerini birden uğurladı.
Biz bu yıl çok eksildik.
Ama onların emeği, duruşu ve bıraktığı iz,
bu şehrin hafızasında yaşamaya devam edecek.
Manisalı olmak ağır geliyor artık.
Bu şehir, 2025’te yalnızca insanlarını değil; sesini, gülüşünü, umudunun bir parçasını da uğurladı.
Acılarımızı ve anılarımızı aynı yıla sığdırdık.
Her kayıpla biraz daha sessizleştik, biraz daha eksildik.
Ama yine de biliyoruz ki;
bir kenti ayakta tutan, kayıplarına rağmen unutmamayı becerebilmesidir.
Ve Manisa, bu üç ismi de unutmayacak.
Çünkü onlar bu şehri sadece yönetenler değil, bu şehri yaşayanlardı.
2025, Manisalılar için bir acı yılı olarak hafızalara kazındı.
Ve biz, bu yılı hiç istemeden… çok eksilerek kapatıyoruz.